TOBB Sektör Meclisi, sorunların çözüm adresi olacak


 

TOBB Sektör Meclisi, sorunların çözüm adresi olacak

OTOBÜS sektörünün deneyimli ve başarılı profesyoneli Mustafa Yıldırım, aldığı yeni sorumluluklarla yine en çok konuşulan isimlerin başında yer alıyor. Kurulduğu günden bu yana Tüm Otobüsçüler Federasyonu (TOF) Genel Başkanlığını yürüten Yıldırım; ilkin uzun yıllar enerjisini harcadığı Ulusoy Seyahat’ten ayrılıp Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğuna oturdu, ardından da TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanlığına getirildi. Güçlü duruşu ve ‘kanaat önderliği’ vasfıyla öne çıkan Mustafa Yıldırım, sektörün geleceği ve Metro Turizm’deki hedefleriyle ilgili olarak gazetemize konuştu. İşte Yıldırım ile yaptığımız söyleşimiz:

 

GÜLEGÜLE: Türkiye’de havayolu, demiryolu ve denizyolu taşımacılığı gün geçtikçe daha da gelişiyor. Devam eden bu süreç, otobüsçülüğü nasıl etkileyecektir? Otobüsçülük sisteminde köklü bir değişim yaşanacak mı?

 

YILDIRIM: Türkiye, genç nüfusu ile yolcu taşımacılığı potansiyeli çok yüksek olan bir ülke. Üniversitelerin sayısı arttıkça, bu potansiyel daha da büyüyecektir. Bildiğiniz gibi üniversitelilerin ağırlıklı kısmı da otobüsle yolculuk yapıyor. Bakın 2023 yılına gelindiğinde Türkiye’deki üniversite sayısı 200’ü, üniversiteli sayısı ise 6 milyonu bulacaktır. Öğrencilerin çok ağırlıklı kısmı, kendi illeri dışında okuyor. Diyarbakırlı bir öğrenci, gidip Trabzon’da veya uzak başka illerde okuyabiliyor. Dolayısıyla Türkiye’de 3 olan dolaşım katsayısı önce 5’e sonra 6 ve hatta 7’ye çıkıyor.

Bunun yanı sıra otobüs taşımacılığı gelecekte yakın ve orta mesafede yoğunlaşacaktır. İstanbul 15 milyon, Bursa 5 milyon, İzmit 4 milyon, İzmir 5.5 milyon, Ankara’nın ise 6 milyonu aşkın nüfusu var. Bunları topladığınızda Türkiye nüfusunun yarısından fazlası eder. Şu anda hareketlilik bu noktalarda var; gelecekte daha da yoğunlaşacaktır. Körfez Köprüsü yapıldıktan sonra demiryolları olmadığı ve uçaklar da pahalı olduğu için otobüsçülük açısından ciddi bir yolcu potansiyeli olacaktır. Otobüs şirketlerinin durumuna gelince; Türkiye bu kadar çok sayıda şirketi taşıyamıyor. Biz şirketlere karşı değiliz, ancak şirketlerin yaşam şartları zorlaşıyor ve daha da zorlaşacaktır. Çünkü yabancı aktörler, yolculuk potansiyeli yüksek olan ülkemiz için ciddi anlamda iştah kabartıyor. Yakın gelecekte dünya devi taşımacı şirketler, pazara hızlı bir şekilde girecektir; zira bu pasta büyük bir pastadır. Yabancı aktörler dayatmalar yapacak ve çok ciddi rekabet edeceklerdir. Öncelikle ikram vermeyip, yolcuyu çok ucuza taşıyacaklardır. İkram verenler de, ‘biz de vermeyelim ucuza taşıyalım, rekabet edelim” diyeceklerdir. Bunun yanı sıra ücretsiz servis kalkacak, yolcu başına 5 lira servis ücreti alınacak. Durum böyle olunca otobüsçülük Türkiye’de kabuk değişimine uğrayacak. Akıl mantık sınırlarına çekilecektir. Bugün zarar eden herkes, o gün kâr edecektir. Şirketler sat-kazan, işlet-kazan politikaları ile yollarına devam edeceklerdir. Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu hepsi birleşecek ve entegre taşımacılık hızlanacaktır. İşte ‘Sektör Meclisi’ olarak TOBB’da yapacağımız asıl şey de budur; yani maliyetleri aşağı çeken anlayış ile beraber, Türkiye’de otobüs işletmeciliğini, akıl mantık sınırları içerisinde ‘sürdürülebilir’ hale getirmek. Tüm bunları gerçekleştirebilmek için mevzuata ihtiyacımız var. Bu amaçla sayın Kemal Karayormuk Hoca’yı danışmanımız yaptık. Kanuni mevzuat yönünde ise Meclis’te bulunmuş değerli ulaşım uzmanı Mustafa Ilıcalı Hoca bize ışık tutacaktır.

 

GÜLEGÜLE: Oybirliği ile TOBB Sektör Meclisi Başkanlığına getirildiniz. Yönetimde, yolcu taşımacılığını temsil eden güçlü sivil kuruluşların temsilcileri yer alıyor. Üst organ niteliğindeki ‘Sektör Meclisi’nin hedefleri ve yapacaklarıyla ilgili neler söylersiniz?

 

YILDIRIM: Sektörün sigorta, telif hakları, manevi tazminat ve Engelli Yasası gibi pek çok acil çözüm bekleyen sorunları var. Sektör Meclisi, bu konularla ilgili çalışmalar yapıp raporlar hazırlayacak; TOBB aracılığıyla da sorunları parlamento ve ülke gündemine taşıyacaktır. Daha güçlü faaliyetler yapıp, bu organı siyasete karşı güç olarak kullanmamız lâzım. Otogar yapımından işletmesine, akaryakıta yapılan zamlara, geçiş üstünlüklerine kadar  her şeyi kapsayan çalışmalarımız olacaktır. Yolcu taşımacılığıyla da kalmayıp; TOBB’da meclisi bulunan yük taşımacılarıyla da işbirliğine gideceğiz.

Türkiye’nin artık sivil toplum örgütlerinin üstünde yükselmesi lazım. Ülkemizde bugün tek başına iktidar olmak hayal olmuştur ve koalisyon kurulması şarttır. Bunun için de demokrasi kültürüne ihtiyaç vardır. Demokrasileri yönetecek olanlar ise güçlü sivil toplum örgütleridir. Biz de sivil toplum örgütleri olarak hiç sağa sola kaçmadan acı da olsa gerçekleri siyasetçilere söylememiz lâzım. Cesur olmak, dik durmak durumundayız. Aksi halde bir adım ileri gitme şansımız olmayacaktır.

Bir yandan TOBB Sektör Meclisi’ni etkin şekilde kullanırken, diğer taraftan da sektörümüzün mevcut sivil kuruluşlarını daha işler hale getireceğiz. Örneğin TOSEV, örneğin IPRU... Bu önemli kuruluşlarımıza seviye kazandırılması lazım. TOSEV, çok önemli bir projedir. Vakfın daha fonksiyonel hale getirilmesi için kaynağa ihtiyaç vardır. Bunun için de üretici firmalar ile görüşeceğiz. Üniversitesi olup lisesi olmayan eğitim türü olmaz; TOSEV aracılığıyla mutlaka ulaştırmaya ait meslek liseleri kuracağız.

 

GÜLEGÜLE: Yolcu taşımacılığı sektörünün Engelli Yasası ile ilgili kaderi, çıkarılacak olan yönetmeliğe endekslendi. Bu konuda neler yapacaksınız?

 

YILDIRIM: Engelli Yasası konusunda ciddi ilerleme kaydettik; olası bir krizin önüne geçtik. Ancak, sorun tümden çözülmüş değil. Önümüzde yönetmelik var ve bu yönetmeliğin hem taşımacı hem de engellinin hakkını koruyacak nitelikte olması gerekiyor. TOBB Sektör meclisi olarak; Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın görüşü alınmadan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bize biçmeye çalıştığı dar elbisenin içerisene bu sektörü koymamaya kararlıyız. Bu elbise bize uymuyor! Telif konusunda da uymuyor, otogarlar konusunda da, sigorta konusunda da...

TOBB’da tüm bu sorunları çözmek de dahil çok önemli işler başarabiliriz. Yeter ki, ortak noktalarda buluşalım ve çözüme odaklanalım. Her sivil kuruluşun kendisine ait yaklaşımı ve bakış açısı olabilir. Bu, demokrasi açısından bir zenginliktir. Ama artık; farklılıklar içerisinde birlikteliği yakalamayı da öğrenmemiz lâzım.

 

GÜLEGÜLE: Türkiye halkı, son seçimde tercihini koalisyondan yana kullandı. Nasıl bir süreç bizi bekliyor?

 

YILDIRIM: Bugün Türkiye’de seçilip parlamentoya gidenlerin ağır bir sorumluluğu var. Bugüne kadar güçlü iktidarlar vardı; ‘güçlü iktidar olmak, tek başına parti olmak değil’ bunu da gördük. Millet seçimde koalisyona çağrı yapmıştır. Türkiye’de geçmişte koalisyon hükümeti vardı, etik değerler vardı, ülkede uyum içerisinde çalışıyorlardı. Siyaset yapanların bunları görmesi lazım, tek başına iktidarlar artık kolay olmayacaktır. Türkiye’nin bundan sonra tüm kesimlere hitap edebilen bir koalisyon ile yönetilmesi lazım. Siyasetçilere sesleniyoruz; bu milletten oy istediniz verdiler, bu ülkeyi yönetin diye size verdikleri oyları başka türlü heba etmeye kimsenin hakkı yok.

AKP ile CHP’nin daha ağır bir sorumluluk üstlenerek bu ülkenin çoğunluğunu temsil eden bir hükümet kurmalarını bekliyorum. Tek başına olmuyorsa iki başına olacaktır. En doğrusu, en çok oy alan iki partinin taşın altına ellerini koyup kırmızı çizgilerini, pembe yapıp yollarına devam etmeleridir. Geçmişi irdelemek Türkiye’ye zaman kaybettirir. Biz hesap sorulmasın demiyoruz, ancak hesap sorulurken geleceği kaybetmesinler. Yapamayacakları şeyleri meydanda konuşanlar bugün bir araya gelemezler. Türkiye dinamikleri olan güçlü bir ülkedir. Ekonomisi şaha kalkacak durumdadır. Siyasetin de bu paralelde kendini yapılandırması lazım.

 

GÜLEGÜLE: Uzun yıllarınızı vediğiniz Ulusoy camiasından ayrılıp, Türkiye’nin en büyük otobüs firması Metro Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanlığına geldiniz. Nasıl bir duygu; neleri hedefliyorsunuz? 

 

YILDIRIM: Metro turizm, tartışmasız Türkiye’nin en büyük firmasıdır. Metro’nun sayısal büyüklüğünün, kalite büyüklüğüne taşınması lazımdır. Bu anlamda sektörde çok ciddi değişimler yaşanacaktır, ben bu değişimlerden pay alabilmek için projeler yapmak durumundayım. Metro 20 senede çok büyük bir ilerleyiş kaydetti ve Türkiye’nin en büyük şirketi oldu. Bu anlamda burada yapılması gereken ve insanı heyecanlandıran kaynaklar var. Fikir ve proje geliştirme anlamında gerçekten çok dinamik bir ortam mevcut. Burada çok değerli mesai arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımıza klavuzluk yapacağız; bunların enerjisini ve bilgisini tecrübe ile yoğurup daha güzel bir ekmek yapmaya çalışacağız.

Metro Turizm, önce çalışanlarının, sonra yolcuların, en son ise patronlarınındır. Patron, riskini ve sorumluluğu; yolcular ise keyfini yaşıyor. Metro’nun daha fazla yatırım ve daha fazla kalite uygulayabilmesi için büyümesi lazım. Metro Türkiye’nin malıdır ve dünya markası yapma yolunda adımlar atacağız. Balkanlar’dan Kafkaslar’a; değişik bölgelere taşımacılık yapmak adına fırsatlar kovalayacağız. Bu anlamda ülkemizi dünyanın en iyi otobüsçülük yapan ülkesi haline getiren fırsatlar Metro’da mevcuttur. Metro’da ufak tefek revizyonlara ihtiyaç vardır. Metro zaten kurulmuş ve belli bir olgunluğa ulaşmış bir firmadır. Temel hedefimiz Metro’yu ulaşabileceği en üst seviyeye çıkarmak. Özellikle üniversite öğrencileri bizim hedef kitlemiz olacaktır. Bu da sanal ortamı çok daha iyi kullanmamız anlamına geliyor. Yapılmış projeler var; arkadaşlarımız çalışıyor, biz sadece fikirlerimizi söyleyip projeleri geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Metro yarattığı istihdam, sağladığı katma değer ve taşıdığı yolcu sayısıyla Türkiye açısından ciddi bir sosyal ekonomik değer. Diğer taşıma sistemlerinin alternatifi olan bir şirketiz...

Türkiye’de neredeyse gitmediğimiz ve basmadığımız toprak yok gibidir. Her şeyden önemlisi de ülkeye verilen katkıdır... Sahipler değişir, ama Metro değişmez. Sizler Bosch veya Mercedes-Benz’in sahiplerini tanıyor musunuz, hayır! Zaten önemli olan o değil; sağladıkları katma değerdir.

Kaynak.www.gulegule.com.tr



»  Diğer haberleri incelemek için tıklayın...
Trafikteki hoşgörü ve saygı toplumsal birlikteliğin bir yansımasıdır.
TOF 
Belarus, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna şoför vizeleri hakkında duyuru
Ülkemizle yapılan Vize Anlaşmaları sebebiyle Belarus, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna ya taşımacılı yapan İşletmelerin Şoförlerine Vize kolaylığı sağlanması amacıyla UAB tarafından Referans Mektubu düzenlenecek.
15.11.2018

Yetki belgesi işlemleri e-devlet üzerinden yapılabilecek
Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü' twittır hesabından duyuru. Yetki Belgesi taşıt belgesi ve taşıt kartlarının E.Devlet portali üzerinden barkodlu ve doğrulanabilir olarak düzenlenmesine imkan sağlayan çalışmalar Genel Müdürlüğümüzce tamamlanmış olup e-devlet portali üzerinden hizmet sunulmaya başlanmıştır. Önemle duyurulur.
07.03.2018

2018 Yılı Yeniden Değerlendirme oranları yayınlanmıştır.
Yeniden Değerlenme Oranının Uygulanması konulu GENELGE (KDGM) 2017/10 sayılı Genelge yayınlanmıştır. İlgili genelgeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. http://www.kugm.gov.tr/BLSM_WIYS/KUGM/tr/Belgelik/guncel_haber/20171211_161629_2769_1_64.pdf
13.12.2017

Avrupa'ya yönelik Yolcu taşımalarında sınır kapılarında yeni düzenlemeler
Yeni Uygulamalar 15 Kasımda yürürlüğe girecek. Yolcu isim listeleri araç kapıya gelmeden önce kapıya e posta yoluyla gönderilecek.
01.11.2017

UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı;
UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı; UDHB I.BÖLGE @UdhbIbolge
13.07.2017

Karayolu yolcu Taşımacılığı...
(02.11.2018)
İSTANBUL' da 26 Ekim Cuma Günü...
(22.10.2018)
Tarifesiz taşımalarda e devlet...
(12.10.2018)
» Diğer haberler için tıklayın
3. havalimanı etki raporu ne kadar...
(02.03.2017)
6 ana taşıma ‘BİR’ olmalı
(12.08.2015)
Bölgesel otobüsçülüğe doğru
(02.06.2015)
» Diğer makaleler için tıklayın
Federasyonumuz "Trafik Güvenliği Platformu" üyesidir.