Sayın Bahattin YÜCEL yazdı. Aksu'daki olay bir kaza değil

Kiminde kazadan birkaç gün önce kaldıkları tesiste düzenlenen, sıradan bir eğlencede çekildiği izlenimi veren, mutlu anları saptama iddiasında birkaç fotograf da var. Bunların alt yazılarında kullanılan, büyük olasılıkla birbirine karıştırılan isimler gibi kendi kamuoyumuzun hiç ama hiç ilgilenmeyeceği kimliklerde hazin bir dram gizlenmiş gibi.

Bir de bu kazada ölen şoförün muhtemelen sürücü belgesinden ya da trafikteki dosyasından alınmış, eskilerin deyimiyle, vesikalık bir fotografı... Kazadan geri kalanlar bunlar. Bir de yakınlarını kaybedenlerin tarifsiz hüzünleri olmalı.

Kazanın ardından ortaya çıkabilecek gelişmeleri tahmin etmek, hiç zor değil...

Geçmişte olağan suçlu ilan ve kabul edilmiş, soyut bir kişilikle bütünleştirilecek bir trafik canavarı metaforunun güncel hali ve sayfalar dolusu bilirkişi raporları... Kamuoyunun sonsuz güven duyulan unutkanlığı... Her şey bu referansların ardına saklanılarak, ustalıkla zamana bırakılacak.

Her konuda ahkam kesen uzmanlarımız (TV People), bu olayda da gündelik, içe dönük siyaset çzigilerinin dışına çıkarak, bu hazin trajediyi tartışmaya gerek bile duymayacaklar.

Ama böyle olmamalı.

Önce sorgulamak lazım.

Bu kazanın bir numaralı sorumlusu olarak ilan edilecek şu trafik canavarı; sinsi bir uykusuzluk şekline girerek, otobüs şoförünü teslim alırken, bu aracı –okuduklarımız doğruysa- günübirlik tura gönderen, bu amaçla –belki - sezonluk kiralayanlarla, kesin ve sürekli işbirliği halinde midir?

Konuklarını; her türlü ihtiyaçlarından yararlanmak amacıyla, söylemeye dilimiz varmıyor ama "yolunacak kaz gibi gören" bir fiyatlama mekanizmasıyla teslim alan her şey dahil sistemini, bir kurt kapanına dönüştüren sözde turizmcilerimizin trafik canavarı ile ilişkileri nasıl yorumlanmalıdır?

Aslında geçtiğimiz gün Aksu'da yaşananlar; bir trafik kazasının çok ötesinde, Antalya merkezli herşey dahil ekseninde gerçekleştirilen turizm etkinliğinin (!) yol açtığı bir trajediden başka bir şey değildir.

Ve bu kazada yaşamını yitiren otobüs şoförü, bu trajedinin en masum kişisidir.

Kullandığı aracı ve kendi yaşamını, mümkün olan en düşük fiyatı sağlamak için ölüme ipotek eden, benzerine ancak köle ticareti ekonomisinde rastlanacak türden bir verimlilik arayışının, ne ilk ve ne yazık ki, ne de son kurbanıdır.

Paketteki bir haftalık bölünmezliğin getirdiği ek maliyetten kurtulmak için, en az bir gece konaklamalı gezilmesi gereken Pamukkale'ye, aynı gün gidiş- geliş için zorlanan, büyük olasılıkla bu turun öncesinde ya da sonrasında bir başka transfer için, bilinçli olarak uykusuzlaştırılan, geride gözleri yaşlı güvencesiz eşi ve çocuklarından başka mirası olmayan bir emekçidir.

Turistik amaçlı taşımacılıkta kullanılan araçların standartlarını denetlemekte yetersiz kalan, yollardaki hız ve kullanım süresi denetimi yerine, radar tuzaklı hız ve yoğun alkol kontrolları dışındaki yükümlülüklerini son yıllarda unutan trafik polisinden, daha suçsuzdur otobüsün şoförü.

Bu operasyonun sorumluluğunu üstlenen tur operatörünün, satın almacıları, ekstra turlarını üretip sattıran, araç hareketlerini izleyen bütün yöneticileri, yaşanan bu trajedinin gerçek sorumlularıdır.

Ve ülkemize gelirken can ve mal güvenliklerini bizlere duydukları güvenle emanet eden, daha iyi bir yaşam için tatillerini Türkiye'de geçiren, sadece güneş ve deniz için değil, tarihimizi de yerinde görmek amacıyla hayatlarını kaybeden, değerli konuklarımız... Bu trajedinin gerçek kurbanları... Sizleri bu utanılacak düzensizliğimize kurban ettiğimiz için, ne kadar üzüntü bildirsek azdır.

Umarız, kazanın hemen ardından olay yerine giderek inceleme yapan sayın Bakanımızın çalışmaları kısa sürede sonuçlanarak, sorumlular hakkında gerekenler yapılır. Kuşkusuz giden canların geri gelme olanağı yoktur. Ama yeni kurbanlar verilmesine engel olur.

Bu arada sayın Günay'ı olaya kısa sürede el koyması nedeniyle kutluyor, hayatlarını kaybeden Rus vatandaşlarının cenaze törenlerine katılmak amacıyla bu ilkeye gitmesini, sektör adına Rus halkına üzüntülerimizi bildirmesini de bekliyorum.

Bahattin YÜCEL

Kaynak:www.turizmdebusabah.com



»  Diğer makaleleri incelemek için tıklayın...
Trafikteki hoşgörü ve saygı toplumsal birlikteliğin bir yansımasıdır.
TOF 
BUSWORD TURKEY 2018 19 Nisan'da İzmir'de ziyarete açılıyor.
Busword Turkey 2018 19 Nisan Perşembe günü ziyaret açılıyor. 20 Nisan tarihinde UDHB. Karayolu Düzenleme genel Müdürlüğü tarafından; Karayolu taşıma mevzuatı ve uygulamaları konusunda Ege Bölgesi bölgesel toplantısı düzenlenecek.
13.04.2018

Yetki belgesi işlemleri e-devlet üzerinden yapılabilecek
Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü' twittır hesabından duyuru. Yetki Belgesi taşıt belgesi ve taşıt kartlarının E.Devlet portali üzerinden barkodlu ve doğrulanabilir olarak düzenlenmesine imkan sağlayan çalışmalar Genel Müdürlüğümüzce tamamlanmış olup e-devlet portali üzerinden hizmet sunulmaya başlanmıştır. Önemle duyurulur.
07.03.2018

2018 Yılı Yeniden Değerlendirme oranları yayınlanmıştır.
Yeniden Değerlenme Oranının Uygulanması konulu GENELGE (KDGM) 2017/10 sayılı Genelge yayınlanmıştır. İlgili genelgeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. http://www.kugm.gov.tr/BLSM_WIYS/KUGM/tr/Belgelik/guncel_haber/20171211_161629_2769_1_64.pdf
13.12.2017

Avrupa'ya yönelik Yolcu taşımalarında sınır kapılarında yeni düzenlemeler
Yeni Uygulamalar 15 Kasımda yürürlüğe girecek. Yolcu isim listeleri araç kapıya gelmeden önce kapıya e posta yoluyla gönderilecek.
01.11.2017

UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı;
UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı; UDHB I.BÖLGE @UdhbIbolge
13.07.2017

Karayolu yolcu Taşımacılığı...
(02.11.2018)
İSTANBUL' da 26 Ekim Cuma Günü...
(22.10.2018)
Tarifesiz taşımalarda e devlet...
(12.10.2018)
» Diğer haberler için tıklayın
3. havalimanı etki raporu ne kadar...
(02.03.2017)
6 ana taşıma ‘BİR’ olmalı
(12.08.2015)
Bölgesel otobüsçülüğe doğru
(02.06.2015)
» Diğer makaleler için tıklayın
Federasyonumuz "Trafik Güvenliği Platformu" üyesidir.