Seyahat acenteleri yolcu taşımacılığı yapabilirler mi?

Turizm Gönüllüleri fikir platformunda son günlerde D2 Yetki belgeleri, faaliyet alanı ve Seyahat Acentelerinin öz mal araçları ile yolcu taşımacılığı yapıp yapamayacakları konusu ile ilgili ard arda fikir ve görüşler yayınlanıyor.

Konu ile ilgili yazanların kamuoyuna aktardıkları taleplere baktığımızda ortak istek;Seyahat acentesi, Ulaştırma Bakanlığı tarafından çıkarılan 4924 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği ve hükümlerine tabi olmadan kendi yolcusunu taşıyabilsin.

Her hangi bir taşıma yetki belgesi istenmesin!
Seyahat acentesi sahibi olduğu öz mal araçları ile kendi organizasyonu ile getirdiği turistlerin, münferit ve grup transferlerini yapabilsin. Seyahat acentesinin düzenlediği organize turlarda bu araçları kullanabilsin” denilmekte ve yazılmaktadır.

Okuduğum yazılanlarda açık ve net bir şekilde ifade edilmese de kişisel sorun ve şikâyetlerin arasında asıl konu açıkça dile getirilmemektedir. İşin aslı seyahat acenteleri kanununun bu yetkiyi seyahat acentelerine verdiği düşüncesidir!..
Buradaki ince nokta seyahat acenteciliği faaliyetleri ve hizmetleri içinde yolcu taşımacılığı faaliyetleri bir bütünün ayrılmaz parçası mıdır?
Değimlidir? Sorularıdır.
Ulaştırma Bakanlığı yolcu taşımacılığı faaliyetlerini seyahat acenteciliği faaliyetlerinin dışında görmekte ve buna göre düzenleme yapmış bulunmaktadır.

Buna kanaate nereden vardığımı sizlerle paylaşmak isterim. En önemli kaynak 1618 Sayılı Seyahat Acentesi Kanunu ve Yönetmeliği’dir. Her ikisin de karayolu yolcu taşımacılığını tanımlamamıştır.

1618 Sayılı Kanun, son değişikliklerin yapıldığı 5571 Sayılı Kanunun ve Seyahat Acenteleri Yönetmeliği incelendiğinde görüldüğü gibi, karayolu yolcu taşımacılığı ile ilgili hiçbir, tanımlama açıklama ve açık bir hüküm de yoktur.
Ancak 1618 Sayılı Kanununun Seyahat Acentesi tanımında;
Seyahat acentesi: Kar amacı ile turistlere turizm ile ilgili bilgiler vermeye, paket turları ve turları oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama, ulaştırma, gezi, spor ve eğlence hizmetlerini görmeye yetkili olan, oluşturduğu ürünü kendi veya diğer seyahat acenteleri vasıtası ile pazarlayabilen ticari kuruluşu.
Olarak tanımlamaktadır.

Ayrıca ilgili başka bir madde de   “(A) ve (B) Grubu seyahat acenteleri - uluslararası kara, deniz ve hava ulaştırma araçları ile (A) grubu seyahat acentelerinin düzenleyecekleri turların biletlerini satarlar.”
Denilmektedir, bu maddelerin dışında Karayolu taşımaları ve araçları ile ilgili bölüm vardır. Turizm seyahat faaliyetinde kullanılacak araçlar tanımlanmıştır.

Bu iki yerde geçen ulaştırma kelimesi sizce yeterlimidir?
Neden bu güne kadar altları doldurulmamış, yönetmeliklerde açıklık getirilmemiştir?
Çünkü sebebi vardır!..

Bu konu ile ilgili yüzeysel de olsa daha öncede yazdım. Görüyorum ki bazı meslektaşlarımız ikna olmamış!..
Asıl sorun bu maddeleri hepimiz biliyoruz ama kendimize göre yorumluyoruz. Sadece bu maddelere dayanılarak Seyahat acenteleri yolcu taşımacılığı yapabilir demek ve ısrarcı olmak konuyu ve tarihsel süreci bilmemekten kaynaklandığı düşüncesindeyim.
1972 yılında çıkarılan 1618 sayılı kanun ile şehirlerarası yolcu taşıma faaliyetlerinden ayrılarak ve arındırılarak seyahat acenteciliği faaliyetleri tanımlanmış bulunmaktadır. Bu kanunda karayolu yolcu taşımacılığı hizmetleri kapsama alınmamış ve şehirlerarası otobüs taşımacılarını dışlamıştır.

1970 öncesinde bizde de bu ayrım yoktu. Ticaret odasında olduğu gibi otobüs işletmeleri ile birlikteydik. Avrupa’da da böyledir.
Bizdeki gibi otobüs ile tarifeli ve düzenli seferler yapılmamaktadır ama hiç yok da değildir.
Şehirlerarası tarifeli seferler ve turizm taşımaları seyahat acenteleri tarafından yürütülmektedir.
En basit ve yakın örnek Yunanistan’dır. Bizde ısrar ile ayrılması istenmiştir. TÜRSAB Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği bir tepki oluşumudur. TÜSTAC ve TÜRSAB’ın tarihçesini iyi incelemek lazım.
 
Seyahat acentelerinin faaliyetleri 1972 senesinde bir yasaya kavuşturulmuş olmasına rağmen, karayolu yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde ilk yasal düzenleme 1994 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte yasa boşluğundan istifade edilmiş, bu hizmetler bilhassa grup taşımaları seyahat acenteleri tarafından da öz mal ve kiralık araçlar ile hiçbir kontrol ve denetime tabi olmadan 2004 yılına kadar yapılabilmiştir. Yasa olmadığı için yolcu taşımacılığına yetkilimidir değimlidir bakılmamış, tartışma konusu bile yapılmamıştır…

Ulaştırma Bakanlığı’nın 1994 yılında çıkardığı “Karayolu ile Yurt içi ve Uluslararası Yolcu Taşımacılığı Yönetmeliği’ne” göre Turistik taşımalar arızi taşımalar içinde değerlendirilmişti. Yurtiçinde D3 Yetki Belgesine, yurtdışında ise B2 Yetki Belgesi kapsamında olduğu açıklanmış ve faaliyetleri belge alma şartları belirlenmiş işletmelere 1994 yılından itibaren yetki belgesi zorunluluğu getirilmişti. Ancak uygulamada böyle olmadı!.. Maalesef sektörde her kes için bir zorunluluk haline getirilemedi…

Bundan kimsenin haberi var mı?
Yok.
Neden? Çünkü yasal boşluk vardı. Yasa yok. Yönetmelik var.
Şartlar var, denetleyen yok!
Hepimizin işine geldi!
Bu durumu sektörde ciddi bir iki işletme dışında kimse ciddiye alamadı! Yetki belgesiz taşımalar 2004 yılına kadar devam etti. 1994 yılında çıkarılan yönetmeliğin turistik taşımaları açıkça tarif etmemiş olması ve yoruma müsait oluşu bu tür taşımaları hiçbir yasal denetime tabi olmadan seyahat acenteleri tarafından da yapılabilmesine olanak sağladı.

Turizm taşımalarının yasal boşluklar ve denetimsizlikler nedeniyle 2004 yılına kadar sürdürüldüğü ve bu nedenle hala sürdürülebileceği düşüncesi, sektördeki bazı kişilerin düşüncesidir!..
Aksi yönde düşünen ve uygulayan işletmeler de vardır. Birçoğu Karayolu Taşıma Yetki Belgesi alarak, faaliyetlerini yasalar çerçevesinde sürdürmektedir. Seyahat acentelerinin tamamı taşıma yetki belgesi olmadan, öz mal araçları ile taşıma yapabileceklerini ısrarla dile getirilmesi müktesep hak olarak görülmesi, korsan ve kaçak taşımalara sebep olacak. Sektöre bir kazanç getirmeyecektir. Geçmişte yapmış olmak, bundan sonrada yapılabileceği hakkını kimseye vermez!..

Çünkü boşluk doldurulmuş, kanun ve yönetmelik çıkarılmıştır. Çıkarılan kanun ve yönetmelikte karayolu taşıma faaliyetleri tanımlanmış ve yapılabilmesi yetki belgesine tabi olmuştur. Aynı Seyahat Acentesi İşletme Belgesi’nde olduğu gibi!..

10.07.2003 tarihinde 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu çıkarıldı. Akabinde tüm karayolu taşıma faaliyetlerini belirleyen ve birtakım müeyyideler, şartlar getiren 25.02.2004 Tarihinde KTY Yönetmeliği çıkarıldı ve yürürlüğe girdi.

Kanun ve Yönetmelikte seyahat acenteleri yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunamazlar diye bir hüküm yoktur. Aksine yapabilecekleri ile ilgili açık ifade vardır. Yönetmelik şartlarını yerine getirme şartı ile yolcu taşıma faaliyeti yapabilecekleri belirtilmiştir!..
 
Sonuç olarak Ulaştırma Bakanlığı Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında bütün Bakanlıkları, ilgili kamu ve özel kuruluşları, ilgili sivil toplum kuruluşlarından Karayolu Taşımacılık faaliyetleri ve yönetmelik taslağına ilişkin görüş ve düşüncelerini sormuş, görüş ve önerilerini yazılı olarak birçok kez istemiştir!.. Ve ilk yönetmelik bu görüşler doğrultusunda çıkarılmıştı.
Bu görüş ve öneriler doğrultusunda çıkarılan yönetmelik gerekçesinde Ulaştırma Bakanlığı; Karayolu taşıma faaliyetlerinin mevcut durumu ve geleceği, Avrupa Birliği müktesebatı, Ulaştırma Bakanlığı’nın taşımacılık faaliyetlerine ilişkin makro ekonomik ve sosyal değerlendirmeleri yapılarak çıkarıldığı, yapılan  düzenlemede bu hususa  özen gösterildiği, gözetildiği iddiasında idi ama bunun doğru olmadığı geçen zaman içinde görüldü. Kanun 2 kere, Yönetmelikte 11 sefer değişiklik yapıldı!..

Ulaştırma Bakanlığı’nın tüm bu uygulamalarına ve gerekçelerine yaptığı değişikliklere rağmen tartışmalar, talepler ve yeni düzenleme talepleri bu güne kadar devam etmiştir.

Tüm bunların sonucunda yeniden bir yönetmelik hazırlanması lüzumu gerekli görülmüş ve Yeni Karayolu Yolcu Taşımacılığı Yönetmeliği 11.06.2008 Tarihinde 27255 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
 
İncelediğim ve bildiğim kadarıyla 4 yıldan beri sürdürülen mücadelede TÜRSAB’ın ve seyahat acentelerinin bu talebi haklı görülmemiştir. Ulaştırma Bakanlığı kanun ve yönetmeliğin delineceği endişesini taşımış, tüm faaliyet alanları yönetmelik kapsamına alınırken birinin çıkarılmasına sıcak bakmamışlardır. Ulaştırma Bakanlığı şunu söylemektedir: “Tekerlek dönüyorsa, karayolunu kullanıyorsa beni ilgilendirmektedir. Benim faaliyet alanımdadır. Ben düzenlerim. Ben yetkilendiririm. Kriter ve ölçüleri ben koyarım.”

Olaya bu pencereden bakmak lazımdır. Bazı meslektaşlarımız Yönetmeliğin değiştiğinden haberleri yok! Eski yönetmeliğe göre yorum getiriyorlar. Açıklamada bulunuyorlar!..
 
Her şey değişti. Taşımacının sorumluluğu arttırıldı. Bakanlığın yetkileri de!
Sektörde gerçekten mağdurlar var!
1 arabası ile kendi yolcusunu taşımak istiyor. Özel şartları var araç ile şoför ile ilgili talepleri var. Tüm servisi ben yapayım diyen var. Otobüsçüden şoförden şikâyeti olan var. Bunların hepsine hak veriyorum ama her kesimi memnun etmek çok zor!..

Bu arada değinmeden geçemeyeceğim taşımacıyı düşünen hiç yok. Taşımacı eleştirileceği zaman akla geliyor.
Turizm ve seyahat endüstrisinde 3 yatırımcı gurubuz. Seyahat acenteleri nezle, grip olsa biz bitkisel hayata giriyoruz. Bu taşıma fiyatları ile bu işlerin yapılamayacağını kimse görmüyor!
Kimse şoförlerin çalışma saatlerini düşünmüyor! Şoförün yattığı yeri düşünmüyor! Anadolu turlarında 2 şoför çalıştırılması mecburiyetini bilmiyor, söz etmiyor. Şoförün konaklama ve iaşe bedelinin ek maliyetinin acenteden karşılanması talep edildiğinde, karşılanamayacağından bahsediliyor! Tur maliyetleri hesap edilirken önce vur taşımacıya fiyatları aşağıya çek. 5 yıldan beri taşımacı aynı fiyata taşıyor!..

Kimse bunlardan bahsetmiyor yazmıyor. Servis ve kaliteyi yükseltmenin bir bedeli var. Onu ödemeden alalım isteniyor. Bir otobüs kazasında işletmenin ve şoförün her şeyi sorgulanıyor. Siz biliyor musunuz bir yolcunun yolda, mola yeri park dahil başına bir şey gelse şoför ve işletme sorumlu!..
 
İşletmelerin sorumluluğu, mali yeterliliği, sigorta mecburiyetleri, mesleki yeterliliği niçin kriter oldu? Sadece yolcu hakkı ve güvenliği için. Kaza vukuunda (Allah göstermesin kimsenin başına vermesin) mağdurların yakınlarına ödenen yasal zorunlu sigorta güvencesi ile aldığı miktar bu gün için 450,000 TL Manevi tazminat saklı kalmak kaydıyla. Ödenen miktardır. Bu nasıl oldu kanun ve yönetmelikler sayesinde olabildi.
Artık bir kasa bir masa devri kapanmıştır.
Herkes işini yasalar çerçevesinde doğru yapmak zorundadır.
Açın yeni yönetmeliği okuyun!.. 60 sayfadır. Taşımacıya yüklenen sorumluluğu görün o zaman aman ben bu aracımı satayım bu sorumluluktan kurtulayım dersiniz.

Tartışmaların, taleplerin, çıkarılan yeni yönetmelikte bitirilmesi amaçlanmıştır ama bitmeyeceği şimdiden yapılan açıklamalardan görülüyor. Seyahat acentelerini ilgilendiren önemli bir madde vardır. Tüm bu tartışmalara son vermek için buraya alıyorum!.. Yönetmeliği okuma lütfünde bulunmayanlar için belki faydası olur!..

KTY. Madde–8: Mevzuata uygun taşımacılık faaliyeti yapılması ve yasaklar.g) 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu ile 5/10/2007 tarihli ve 26664 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seyahat Acenteleri Yönetmeliği hükümlerine göre kurulmuş seyahat acenteliği belgesine sahip olanların, yaptıkları organizasyonlarda verecekleri hizmetlerin kapsamına karayolu taşımacılığını da dahil etmeleri halinde; gerçekleşecek taşıma yurtiçi ise B2 veya D2, uluslararası ise sadece B2 yetki belgesi alarak taşıma yapmaları veya bu taşımaları söz konusu yetki belgesi sahiplerine yaptırmaları şarttır. Denilmektedir.
Açık ve nettir.
Tüm bu tartışmaları bitirmektedir.
Hülle yaparak taşıma yetki belgesine taşıt kartına sahip olup faaliyetini sürdürebileceğini iddia eden meslektaşımıza cevabım yine yönetmelikten olacaktır.
KTY. Madde–8 Mevzuata uygun taşımacılık faaliyeti yapılması ve yasaklar;       ç) Bir yetki belgesi sahibinin taşıt belgesine sözleşmeli olarak kayıtlı
    taşıtların sahipleri kendi nam ve hesabına taşıma yapamaz ve  
    gönderenlere/yolculara taşıma faturası veya taşıma faturası yerine geçen 
    belge düzenleyemezler.
Yorum sizin.

Tüm bu tartışmaların yaşandığı 4 yılın sonunda yeni yönetmelikle de bu tartışmaların bitmeyeceği görülüyor.
Kanun koyucu nasıl RENT A CAR Faaliyetlerini TÜRSAB’ı haklı görerek Danıştay kararını uygulayarak yönetmelikten çıkardı ise, seyahat acentelerinin öz mal araçları ile acentecilik faaliyetlerinin bir parçası olması halinde bile yolcu taşımacılığı yapamayacaklarını hükmetmiş ve özellikle üzerine basa basa yeni bir madde halinde, yönetmelikte yayınlamış bulunmaktadır.
Buna rağmen ısrarcı olanların yapacakları tek yol hukuk yoludur. Anayasal bir hak olarak her kes çıkarılan kanun ve yönetmeliklere itiraz edebilir yargıya gidebilir. Danıştay da dava açılabilir. Bu maddeler ile ilgili yürütmeyi durdurma istenebilir. Bu yol açıktır.

Ancak bir önceki yönetmelikte bu konu ile ilgili yapılan kişisel itirazları İdari Mahkemeler red etmiş ve TURSAB Meslek örgütü olarak Danıştay’a taşımıştı. 2 yılsonunda  Danıştay Bakanlığın haklı olduğuna hükmetti bir sonuç alınamadı.

Tüm bu yazdıklarımdan turizm taşımacılarının memnun olduğu çıkarılmasın!.. Yeni yönetmelik ile taşımacıların sorumluluk ve yükümlülükleri daha da arttırılmıştır. D2 yetki belgelerine sektör içinden yönlendirmeler yapılmaktadır. B2 Yetki belgesi sahipleri D2 faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Her iki Yetki Belgeleri faaliyetleri ile birleştirilmiş olup, B2 Yetki Belgesi ile Yurtiçi ve Uluslararası taşımacılık yapabileceklerdir.

Yönetmelik henüz çok yenidir. Geçiş süresi yoktur. Uygulamalar başlamıştır!.. Konuyu iyi bilenler tarafından yönetmelik incelendikçe, olası sıkıntılar dile getirilecektir.
Saygılarımla.
 

Nusret ERTÜRK



»  Diğer makaleleri incelemek için tıklayın...
Trafikteki hoşgörü ve saygı toplumsal birlikteliğin bir yansımasıdır.
TOF 
BUSWORD TURKEY 2018 19 Nisan'da İzmir'de ziyarete açılıyor.
Busword Turkey 2018 19 Nisan Perşembe günü ziyaret açılıyor. 20 Nisan tarihinde UDHB. Karayolu Düzenleme genel Müdürlüğü tarafından; Karayolu taşıma mevzuatı ve uygulamaları konusunda Ege Bölgesi bölgesel toplantısı düzenlenecek.
13.04.2018

Yetki belgesi işlemleri e-devlet üzerinden yapılabilecek
Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü' twittır hesabından duyuru. Yetki Belgesi taşıt belgesi ve taşıt kartlarının E.Devlet portali üzerinden barkodlu ve doğrulanabilir olarak düzenlenmesine imkan sağlayan çalışmalar Genel Müdürlüğümüzce tamamlanmış olup e-devlet portali üzerinden hizmet sunulmaya başlanmıştır. Önemle duyurulur.
07.03.2018

2018 Yılı Yeniden Değerlendirme oranları yayınlanmıştır.
Yeniden Değerlenme Oranının Uygulanması konulu GENELGE (KDGM) 2017/10 sayılı Genelge yayınlanmıştır. İlgili genelgeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. http://www.kugm.gov.tr/BLSM_WIYS/KUGM/tr/Belgelik/guncel_haber/20171211_161629_2769_1_64.pdf
13.12.2017

Avrupa'ya yönelik Yolcu taşımalarında sınır kapılarında yeni düzenlemeler
Yeni Uygulamalar 15 Kasımda yürürlüğe girecek. Yolcu isim listeleri araç kapıya gelmeden önce kapıya e posta yoluyla gönderilecek.
01.11.2017

UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı;
UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı; UDHB I.BÖLGE @UdhbIbolge
13.07.2017

Karayolu yolcu Taşımacılığı...
(02.11.2018)
İSTANBUL' da 26 Ekim Cuma Günü...
(22.10.2018)
Tarifesiz taşımalarda e devlet...
(12.10.2018)
» Diğer haberler için tıklayın
3. havalimanı etki raporu ne kadar...
(02.03.2017)
6 ana taşıma ‘BİR’ olmalı
(12.08.2015)
Bölgesel otobüsçülüğe doğru
(02.06.2015)
» Diğer makaleler için tıklayın
Federasyonumuz "Trafik Güvenliği Platformu" üyesidir.