Mahalli seçimlerden sonra büyükşehirlerde il içi taşıma düzeni değişecek mi?

 Başlıkla pek alakası yok ama, acımız büyük! Geçen hafta Kayseri'nin Pınarbaşı İlçesi'nin Olukkaya Mevkii'nde, İstanbul'dan Muş'a giden bir yolcu otobüsü devrildi. Kazada, bir bölümü savruldukları otobüsün altında ezilerek ölen 13'ü erkek, 7'si kadın, biri çocuk 21 kişi yaşamını yitirdi.

Kazanın kar ve tipi gibi kötü hava koşullarında şoförün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi nedeniyle yolda çıkması ve devrilmesi nedeniyle meydana geldiği iddia ediliyor. Bu arada, kazanın olduğu bölgenin yarım saat önce karayolları ekiplerince tuzlandığı, otobüsün arka lastiklerinin kış lastiği ve kaplama olduğu tespit edildi... Otobüs kaptanını uykusuz ve yorgun olduğu ve hızlı gittiği konusunda iddialar var. Şimdilik bilgi kirliliği var bilen bilmeyen herkes konuşuyor.
Ardından Sivasın Yıldızeli ilçesinde meydana gelen kaza haberiyle tekrar sarsıldık bu kazada 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. 20 den fazla yaralı var!

Her iki kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, Tanrıdan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Otobüs kazası acıdır, kamuoyu vicdanını sızlatır. Görüntüler yürek paralayıcıdır. Allah kimseye yaşatmasın diyelim. Sektör olarak her kazadan ders çıkaralım diyorum.

 

Asıl konumuza gelelim;
Bilindiği gibi mahalli seçimlerden sonra yeni 14 İlin Büyükşehir olması söz konusu. 06.12.2012 Tarih 28489 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6360 Sayılı “14 İlde Büyükşehir ve 27 İlçe Kurulması Hakkındaki kanun” ile uygulama kesinleşmiş bulunmaktadır. Konu Anayasa Mahkemesine taşınmış, Yüksek Mahkeme kanunu bir iki maddesinin dışında onamıştır.

Bunu niçin yazdım? Meslektaşlarımızınbazıları Anayasa Mahkemesinin onama kararından -hâlâ- habersiz olduklarından, Anayasa Mahkemesi'nin bu kanunu iptal edeceği yönünde beklenti içindeler. Oysa konu artık hukuki yönden kapanmış durumda.

1984 yılından itibaren, önce İstanbul, Ankara ve İzmir'de uygulamaya konulan büyükşehir modeli daha sonra nüfusu 1 milyonu aşan illerde kademeli olarak uygulandı ve 16 ilimiz büyükşehir statüsüne kavuştu. İstanbul ve Kocaeli’nde bütün il hudutları büyükşehir mücavir alanı sayılmasına karşın diğer büyükşehirlerde nüfusa göre belli bir uzaklığa kadar büyükşehir hududu sayıldı ve bu alandaki belediyeler büyükşehire bağlandı. Mahalli seçimlerden sonra yürürlüğe girecek Büyükşehir yasasında beklenen model, İstanbul ve Kocaeli de olduğu gibi il hudutları büyükşehir sınırı kabul edilecek ve tüm ilçe belediyeleri büyükşehire bağlanarak, belde belediyeleri kaldırılacak ve tüm bu belediyeler mahalle statüsüne dönüştürülecek. Önceden büyükşehir statüsünde olan 16 il ile birlikte 30 il büyükşehir statüsüne geçiyor. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte toplam nüfusumuzun yaklaşık %70'i büyükşehir statüsündeki illerde yaşıyor hale gelecek.

Bahsettiğim bu düzenlemenin sektörümüzü ilgilendiren yönü ise şu: Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın görev ve sorumluluğu kapsamında olmasına rağmen 53 il içi ulaşım konusuna müdahil olmak istememesi ve bu konuda ulusal bir mevzuat düzenlemesi yapmaması sorunun temelini teşkil ediyor. Ulaşım açısından Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın Büyükşehir belediyesi sınırları içindeki yolcu taşımalarından çekilmesi veya müdahil olmaması endişe vericidir. Taşımacılara endişelerinde hak veriyorum. Zira büyükşehir belediyeleri genel hatları belirleyen bir ulusal bir mevzuat düzenlemesi yapılmazsa bu yükün altından kalkamaz.

İl sınırıyla belediye sınırları çakışık illerden olan İstanbul ve Kocaeli illerindeki yolcu taşımaları uygulamaları örnek olacaksa vay halimize!

Büyükşehir Belediye bünyesinde kurulan Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) ler tarafından alınan karar ve uygulamalar, 4925 Sayılı Karayolu taşıma Kanunu ve Yönetmelikleriyle çelişen kararlar alabilmekte ve belediyeler çelişen uygulamalar yapabilmektedirler. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyeleri kanunu ve 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanununda belediyelerden izin alma zorunluluğu maddesini gerekçe göstererek, Büyükşehir belediyeleri yerleşim alanları içinde bu yetkinin kendilerinde olduğunu belirterek Karayolu Taşıma Kanunu hükümlerine aykırı veya yok kabul edilen kararlar alabilmektedirler. Örneklersek; B2 ve D2 Türü yetki belgesi olmadan İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde turizm taşımacılığı yapılabilmektedir. Nedeni UKOME Kararıyla “İstanbul Turizm Servis aracı izin belgesi” verilmesidir. Yetki belgesi sorulmadan 9 Kişi yolcu taşıma kapasitesinin üzerindeki ticari araçlara bu belge verilmektedir. Bir tarafta yasa var, yönetmelik var. Diğer tarafta yasaya göre kaçak ve korsan taşımaya cevaz verilmekte hatta izin belgesi düzenlenmektedir. Yarın uygulama başladıktan sonra diğer büyükşehirlerde de benzer kanuna aykırı uygulama olmayacağının garantisi var mıdır?
 

UKOME ler sıklıkla toplanan Kurullar değildir. Gündem biriktirilir bir iki hatta 3 ayda bir toplanmaktadır. Bu kadar nüfusu ilgilendiren konularda ulusal bir mevzuat düzenlemesi olmadan bu kurumların bu yükün altından kalkabileceklerini vatandaşın, işletmelerin işlerin, hızlandırabileceklerini, taleplerini karşılayacaklarını düşünmüyorum.

Büyükşehir statüsüne geçecek olan İllerde, en fazla endişe taşıyan D4 Yetki Belgeli taşımacılardır. Büyükşehir olmadan önce D4 yetki belgesi alan taşımacılar durumlarının ne olacağını sorgulamakta, açıkça endişe taşımaktadırlar. Belgelerinin iptal edilebileceği söylenmektedir.
Bu endişe 2012 yılından beri devam ediyor. Hatta ilimiz Büyükşehir olacakmış diye D4 Yetki belgesi almayanlar bile var. Büyükşehir Belediyesi olacağı kesinleşen illerde yolcu taşımacılığı yapan faaliyetleri D4 yetki belgesi kapsamına giren taşımacılara denetimlerde ceza kesilmekte araçları seferlerden men edilmekte olduğundan bu illerde taşımacılar D4 almaya zorlanmaktadırlar.

Taşımacı belgesini almış, bu sefer de belediyelerden taşımanınn mücavir alan sınırlarıyla alakalı kısmından izin alma zorunluluğu, 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun ilgili EK 3 Maddesi hükümlerine göre belediyelerden izin alması zorunluluğu olduğundan, belediyeler bu izin belgesini düzenliyorlar. Yurt genelinde bir çok belediye bu yetkilendirmeden haberdar bile değildir.
Taşımacıya bu izin belgesini vermemektedirler. Taşımacı D4 Yetki belgesi saihibi olmasına rağmen, belediye izin belgesi olmadığından taşımacıya ceza kesilmektedir.

İşte geçenlerde bana aktarılan bir örnek daha:

Van ile Edremit ilçesi arasında taşıma yapan Kop üyesi taşımacılara, Edremit belediyesi bu izni vermeketedir. Burada belediyelerin siyasi davranabildikleri kendi yandaş ve bazı grupları kollayıp gözettikleri söylentisi var. Van il Trafik Komisyonu bu taşımanın yapılabileceğiyle ilgili karar veriyor, bu izin belgesiyle taşımacılar da D4 Yetki belgesi alıyorlar. Edremit Belediye başkanı ise belgeye rağmen bu taşımanın yapılamayacağını söylüyor, “ben sizi durak yeri ve belediye mücavir alan sınırları içine sokmam” diyor, verilen dilekçeyi işleme almıyor. Açıkçası yasalarla kendisine verilen bu izin verme yetkisini kullanmıyor ve taşımacı kesilen cezalarla mağdur ediliyor. Taşımacı şimdi ne yapsın?
Yurt genelinde bu konuya benzer bir çok şikayet geliyor. Şimdiden belediyeler her yerde farklı farklı uygulamalarla keyfi kararlar alıp uygularlarsa ne olacak?

İl içi hatta belediye mücavir alanları içinde kent içi toplu taşımacılık dahil olmak üzere ulusal bir mevzuat düzenlemesi yapılmazsa sıkıntı yaşanacağı açıkça görülmektedir. Bırakın D4'leri, yarın birbiriyle bitişik büyükşehir illeri arasında yapılan B1,D1,D2 türü taşımacıların da bu izin alma zorunluluğu sebebiyle büyük sıkıntı yaşayacaklarını düşünüyorum.

İl içi taşımacıların bir başka sorunu da, sadece öğrenci taşımacılığı ve servis personel taşıması yapmak için D4 Yetki belgesi düzenlenmemesidir. İhtiyaç var, Milli Eğitim bakanlığının taşımalı ögrenci servisleri var, Diyabet hastalarını diyabet merkezlerine taşıyan taşıtlar var. İl içinde bir yerleşim yerinden organize sanayi bölgelerine yapılan İşçi ve personel taşımaları var. Vardıyalı taşımalar var.
Bu taşımaların tamamını, tarifeli ve düzenli seferleri olan D4 Yetki belgeli taşımacılar tarafından yapılacağını düşünmek bu izni vermemek, anlamsızdır. Taşımacı beni belgelendir ben bu taşımayı yapabileyim diyor. Bakanlık izin vermiyor. Tarifeli ve düzenli seferlerini aksatmamak şartıyla D4 Yetki belgeli taşımacıların bu taşımanın yapabilecekleri ilgili genelgelerde açıkça ifade edilmesine rağmen, bu hizmetleri sadece, tarifeli ve düzenli sefer düzenleyenlerin yapabilecekleri bir dayatmadır.
Bir tarafta hiç bir belgeye tabi olmadan sadece belediye izin belgesiyle yapılabilmesine izin vereceksiniz, diğer tarafta “benim faaliyet alanımı düzenle beni belgeledir” diyen taşımacının talebini göz ardı edeceksiniz... Taşımacı iki arada bir derede kalmış bir halde çözüm bekliyor.

Büyükşehir belediyelerinin il içi ve kent içi taşımaların tamamının belediyelere bırakılması çözüm üretmeyecek, aksine kargaşa ve düzensizlik getirecektir. Acilen ulusal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Büyükşehir olan illerde D4 Yetki belgeli taşımacılarını durumunu ne olacağı acilen açıklanmalıdır.
Taşımacının sorduğu sorular şunlar:
Benim taşıma hakkım ve hattım iptal edilecek mi?
Bunun hukuki ve yasal güvencesi nedir?
Büyükşehir belediyeleri benim hattıma belediye otobüsü koyabilir mi?
Büyükşehir olduktan sonra hatlar ihaleye mi çıkarılacak?
Büyükşehir olan illerde uygulama başladıktan sonra D4 yetki belgesi verilecek mi?

Taşımacılar bu sorulara acilen cevap bekliyor. Büyükşehir düzenlemesi önümüzdeki günlerde bu sorulara cevap getirecek mi yoksa yeni soruları beraberinde mi getirecek hep birlikte izleyip göreceğiz.

Nusret ERTÜRK



»  Diğer makaleleri incelemek için tıklayın...
Trafikteki hoşgörü ve saygı toplumsal birlikteliğin bir yansımasıdır.
TOF 
BUSWORD TURKEY 2018 19 Nisan'da İzmir'de ziyarete açılıyor.
Busword Turkey 2018 19 Nisan Perşembe günü ziyaret açılıyor. 20 Nisan tarihinde UDHB. Karayolu Düzenleme genel Müdürlüğü tarafından; Karayolu taşıma mevzuatı ve uygulamaları konusunda Ege Bölgesi bölgesel toplantısı düzenlenecek.
13.04.2018

Yetki belgesi işlemleri e-devlet üzerinden yapılabilecek
Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü' twittır hesabından duyuru. Yetki Belgesi taşıt belgesi ve taşıt kartlarının E.Devlet portali üzerinden barkodlu ve doğrulanabilir olarak düzenlenmesine imkan sağlayan çalışmalar Genel Müdürlüğümüzce tamamlanmış olup e-devlet portali üzerinden hizmet sunulmaya başlanmıştır. Önemle duyurulur.
07.03.2018

2018 Yılı Yeniden Değerlendirme oranları yayınlanmıştır.
Yeniden Değerlenme Oranının Uygulanması konulu GENELGE (KDGM) 2017/10 sayılı Genelge yayınlanmıştır. İlgili genelgeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. http://www.kugm.gov.tr/BLSM_WIYS/KUGM/tr/Belgelik/guncel_haber/20171211_161629_2769_1_64.pdf
13.12.2017

Avrupa'ya yönelik Yolcu taşımalarında sınır kapılarında yeni düzenlemeler
Yeni Uygulamalar 15 Kasımda yürürlüğe girecek. Yolcu isim listeleri araç kapıya gelmeden önce kapıya e posta yoluyla gönderilecek.
01.11.2017

UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı;
UDHB 1. Bölge Müdürlüğü'nün resmi twitter hesabı; UDHB I.BÖLGE @UdhbIbolge
13.07.2017

Karayolu yolcu Taşımacılığı...
(02.11.2018)
İSTANBUL' da 26 Ekim Cuma Günü...
(22.10.2018)
Tarifesiz taşımalarda e devlet...
(12.10.2018)
» Diğer haberler için tıklayın
3. havalimanı etki raporu ne kadar...
(02.03.2017)
6 ana taşıma ‘BİR’ olmalı
(12.08.2015)
Bölgesel otobüsçülüğe doğru
(02.06.2015)
» Diğer makaleler için tıklayın
Federasyonumuz "Trafik Güvenliği Platformu" üyesidir.